Haber

Son dakika… AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten önemli açıklamalar



AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik önemli açıklamalarda bulunuyor…

Çelik’in açıklamalarından satır başları:

Yaz geldiği için biraz orman yangınları merkezi rol oynamaya başladı. Marmaris, Bingöl’deki yangını yakın şekilde takip ediyoruz.

İçinde yaşadığımız kader arkadaşımız tabiatı korumak için mücadele veren söndürme ekiplerinize bir kaz daha şükranlarımızı arz ediyoruz. Diyarbakır’da anneler evlatlarına kavuşmaya devam ediyor. Her türlü desteğimizin onlarla olduğunu ifade ediyoruz.

Milli Savunma Bakanlığımızın koordinasyonunda yürüyen, İçişleri Bakanlığımızın, Milli İstihbarat Teşkilatı’mızın terör örgütüne dönük operasyonlar yakından takip ettiğimiz konular. Zaman zaman Irak’tan yönelen terör tehdidine karşı verilen mücadelede bazı grupların Irak’ın egemenliğine, toprak bütünlüğüne Türkiye’nin müdahale ettiği kara propagandalar var.

Türkiye topraklarına dönük terör tehdidini kendi imkan ve kuvvetleriyle bertaraf etme şeklinde gerçekleşiyor. Terörle mücadelemiz Irak’ın bütünlüğüne karşı bir yaklaşım değildir, tamamen kendi topraklarımızı korumaya yöneliktir.

Bu operasyonlar Türkiye’nin milli güvenliğini koruyan operasyonlar olduğu gibi aynı zamanda kardeş Irak’ın içinde konuşlanmış terör unsurlarına karşı Irak’lı kardeşlerimize verdiğimiz destek olarak da değerlendirilmelidir.

Müsilajla mücadelede 425 bölgede çalışmalar devam ediyor. 7 bin metreküp müsilaj Marmara denizinden temizlendi. Müsilajlar düzenli olarak depolama alanlarına gönderiliyor. Bu müsilaja sebep veren kirliliği ortadan kaldırmak, bu çerçevede 6 bin 738 denetim Çevre ve Şehircilik tarafından gerçekleşmiştir. 26 işletmeye ceza uygulanmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımız konuyu yakından takip etmektedir. İnşallah Marmara denizini en kısa zamanda bu büyük felaketten kurtaracağız.

Dün yayınlanan genelgeyle birlikte normalleşmeyle ilgili yeni adımlar ortaya çıktı. Bu çerçevede normalleşmenin hızlanması ve kalıcı olması için aşı programının uygulanmasıdır. Sağlık çalışanlarımız neredeyse günde 1 milyondan fazla vatandaşımızı aşılayacak kapasiteyi ortaya koyuyorlar. Büyük bir vatanseverlik örneği gösteriyorlar. Aşı yaşı artık 18 yaş sınırına indi. Bilim Kurulu’nun tavsiyelerine uyuyoruz. Herkesin aşılanmasının pandemi ile mücadele için olmazsa olmaz koşuludur. Herkesin aşı randevularına titizlikle riayet etmeleri son derece önemlidir.

Normalleşme gerçekleştikçe herkesin sağlığını koruyacağız. İnşallah Türkiye pandemi ile mücadele eden ülkeler içinde gerek vatandaşların sağlığını koruma noktasında gerek pandeminin siyasal ve ekonomik etkilerinin pozitif ayrışmasını sürdürmeye devam edecektir. Yerli aşı inşallah hayata geçtiği zaman Cumhurbaşkanımızın dediği gibi hem milletimiz hem de tüm insanlık için bir müjde olarak ortaya koyacağız. Aşı konusunda ırkçılık üretenlere karşı Türkiye vicdan ülkesi olduğunu bir kere daha gösterecek.

Cumhurbaşkanımızın katıldığı NATO zirvesinin yankıları devam ediyor. Bütün tabloda çıkan sonuç, Cumhurbaşkanımızın muhatapları Türkiye ile pozitif ajandaya yoğunlaşmak gerektiğini açık ve net şekilde söylediler. Anlaşmazlığın devam ettiği, kısa vadede çözülemediği konularda tansiyonun düşürülmesi sözkonusu. Bütün bunların devamının gelmesini bekliyoruz.

Sayın Miçotakis’in ortaya koyduğu vizyona, bundan sonra meselelerimizi çözme konusunda daha ılımlı çözüm üretelim noktasında Cumhurbaşkanımızın olumlu yaklaşımına rağmen Yunanistan’ın gerginlik politikasını sürdürmeye eğilimli olduğu görüldü. Atina mutabakatına göre turizm sezonunun yoğun olduğu Ege’de herhangi bir askeri aktivite yapılmıyor. Yunanistan 1988’de imzalanan Atina mutabakatına uymayarak Ege denizinde belli bölgeyi askeri eğitim sahası ilan etti.

Bu hem Miçotakis’in sayın Cumhurbaşkanımızla görüşmede ortaya koyduğu yaklaşıma aykırı hem de Atina mutabakatına aykırıdır. Turizm sezonunun 15 Haziran-15 Eylül tarihleri arasında Türkiye herhangi bir askeri aktivite planlamamıştır. Maalesef ortaya çıkan tablo karşısında Türkiye navtex ilan etmiştir.

Bütün dünyanın görmesi gereken şey, bu mikro gerginlik meselesinde gerginlikler Yunanistan tarafından kaynaklanmaktadır. AB liderleri Ege ve Akdeniz’de gerginliğin düşürülmesinden bahsediyorlar. Sayın Cumhurbaşkanımız bunların Yunanistan’a söylenmesi gerektiğini hatırlatıyor.

AB Devlet ve Hükümet Başkanları zirvesi düzenlendi. Doğu Akdeniz’de işbirliğinin önemine dair vurgular var. Raporun diğer kısımları dikkate alındığında yeterince olumlu tablo ortaya çıkarmıyor. Türkiye bir diyalog başlatılması için üzerine düşeni fazlasıyla ortaya koydu. AB, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gibi olumlu bir şeyi bu belgeye koymadı. Olumlu bir gündemi takip edecek olursak bu maddelerin başında Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gerekir.

Maalesef burada bile somut karar alınamadığını görüyoruz. Sürekli erteleyen bir tablo var. Bunun içerisinde bazı ülkelerin oyalama taktiği var. Bazı ülkelerin samimiyeti var ama irade eksikliği var. Birkaç üye de AB üyeliğini istismar ederek Türkiye’yi tavize zorlamayı istiyorlar.

Bu konularda bir diyalog mekanizması bellidir. Türkiye diyalogdan kaçmıyor. Bu alanları içeren 23. ve 24. fasılları açarsınız. Bu fasılları açmadan diyalog üretelim demek bir bahane olarak kullanmak anlamına geliyor. Fasıllar müzakere ve diyalog için var. Bu fasılları açtığınız zaman diyalog verimli bir aşamaya ulaşmazsa o zaman fasılları kapatmazsınız. Siz tutup temel diyalog mekanizması olan fasılları açmadan şart koşarsanız kendi koyduğunuz prensipleri çiğnemiş olursunuz.

Türkiye ve AB arasındaki göç meselesi sadece mali yardım meselesine indirgenemez. Bu vizyonsuzluk ve vahim hatadır. Siz bunları Suriyeli sığınmacılar için veriyorsunuz. Avrupa’yı kendinizce göçten ve göçün olumsuz etkilerindten korumuş oluyorsunuz. Bu vizyonla hareket etmeniz vahim hatadır. Türkiye’nin bu yükü çekmesinin tabii ki bir sınırı var.

Temel haklar ve hukukun üstünlüğü konusunda samimi iseniz gelin bunları konuşalım, 23. ve 24. fasılları açarsınız. Zirve kararların Kıbrıs’la ilgili bölümleri hakkaniyetli bir yaklaşım sergilemiyor. Rum-Yunan tezlerinin birebir ifadesinden başka bir şey değil. AB’nin bir kere daha adadaki gerçekleri görmesi gerektiğini, orada KKTC diye Rumlarla eşit statüyü paylaşan bir devlet ve toplum olduğunun altını çiziyoruz.

Afganistan’da Türkiye’nin yürüttüğü müzakereler konusu var. Muhalefette bazen genel başkan bazen sözcüler düzeyinde gerçeklerin ortaya konulamadığını, maddi bilgi açısından yanlış şeyler söylendiğini görüyoruz. Bu çerçevede Kabil Havaalanı’nın güvenliği 2013’ten bu yana ülkemiz tarafından yürütülüyor. Bu yeni değil. NATO’nun Afganistan’dan geri çekilmesiyle birlikte yeniden gündeme geliyor. Türkiye güvenlik açısından taşeronluk yapacakmış gibisinden yanlış ve yakışıksız ifadeler kullanıyor. Bu konuda istişareler devam ediyor. Türkiye’nin bu konuda uluslararası toplunun güçlü ve güvenli desteğine ihtiyacı var. Afgan hükümeti ile yasal zeminin de oluşturulması gerekiyor.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
instagram takipçi hilesi organik takipçi satın al bayan takipçi satın al takipçi satın al instagram beğeni arttırma instagram takipçi satın al ege tülek takipçi satın al takipçi satın al Takipçi kasma hilesi Ücretsiz Video İndir porno izle takipçi satın al tarot fal baktır